Recently Posted

advertisement


Google Gruplar
 
E-posta:
Türkiye'nin En Buyuk mail gruplarından TEOMET grubuna kayit ol

Google arama motoru



April, 2007 için arşiv


Birkaç Tane Eğlenceli Fıkra

Oruç

Cemal Dursuna soruyor:-Ula Dursun sen nafile oruçlu olsan ve ben de sana hamsi ikram etsem ne kadar yersin? Dursun: 100 tane yerim. Cemal: Olur mu uşağım ilk hamsiyi yediğinde oruç bozulur, diğer 99 sayılmaz. Dursun bu espiriyi çok sever. O da yolda gördüğü İdrise sorar: -Ula İdris sen nafile oruçlu olsan ve ben sana hamsi ikram etsem kaç hamsi yersin? İdris:- 50 tane falan. Dursun:-Ula 100 tane deseydun sana birşey anlatacaktum.

Kevser

İmam Hatip Lisesinde teftiÅŸ yapan bir müfettiÅŸ sınıfa girer.. Ders Kur’an-ı Kerim’dir. Bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar. Öğrenci:”Fatih” diye cevap verir.. MüfettiÅŸ : “Peki öyleyse yavrum Fatiha suresini oku bakalım..”..çocuk sureyi okur. Sıra baÅŸka bir öğrenciye gelmiÅŸtir. MüfettiÅŸ yine sorar..”İsmin ne kızım?”..çocuk cevap verir: “Meryem ama arkadaÅŸlar bana kısaca Kevser derler.”

Maymundan mı?

Din dersi öğretmeni, öğrencilere bütün insanların Adem ve Havva’dan geldiÄŸini söyledi. Bir öğrenci söz aldı:
– Yapma be hocam babam bizim maymundan geldiÄŸimizi söyledi.
– Sevgili çocuÄŸum, dedi öğretmen, sizin özel aile tarihiniz bizi hiç ilgilendirmiyor.

Allah Şimdi Ne Yapıyor?

Bir gün çölde yaya giden bir dervişin önüne bir atlı çıktı:
-Baba, dedi, bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?
Derviş yanıt verdi:
-Elimden gelen bir ÅŸeyse, hay hay, oÄŸlum.
-Şunu öğrenmek istiyorum : Şu anda Allah ne yapıyor?
Sualin münasebetsizliğine içerliyen derviş, hic belli etmemiş :
-Yanıt veririm ama, bir şartla, sen o attan in, ben bineyim.
-Neden?
-Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan!
Adam attan inmiÅŸ, derviÅŸ binmiÅŸ.
Adam:
-Hadi, demiş söyle bakalım. Allah şimdi ne yapıyor?
DerviÅŸ :
-Ne yapacak, demiş, atı senin gibi budalanın elinden alıp, benim gibi akıllıya veriyor, demiş.

Atta

Temel iyice yaÅŸlanmış, yaÅŸ doksan beÅŸ olmuÅŸ. Bir gün Azrail çıkagelmiÅŸ. Temel, ‘ Ne yapsam da paçayı yırsam’ diye düşünmeye baÅŸlamış. ‘Hah buldum. Çocuk taklidi yapayım, beni tanımasın demiÅŸ’ Azrail iyice yaklaşınca baÅŸlamış aÄŸlamaya:
Ingaa! Ingaa!
Azrail Temel’in kulağına eÄŸilmiÅŸ ve şöyle demiÅŸ:
- Atta! Atta!

Konvoy

Temel, yıllar sonra memleketi Trabzon’a gitmiÅŸ… Dönüşünde arkadaşı sormuÅŸ:
- Ula nasil buldun Tirabizon’u?
- Çok iyi, çok güzel… Beni 500 arabalık bir konvoy ile karÅŸiladiler…
- Hade ula, sen çim olaysun ki?
- İnanmayusan PaÅŸbakan’a sor. O da ayni uçakta idi…

Televizyon

Karadeniz’de bir otel… Otelin resepsiyonunda da bizim Temel… Ve bir müşteri Temel’e ÅŸikayetini anlatıyor:
- Hesap faturasında “Televizyon için” denmiÅŸ, karşısına da yüklü bir rakam yazılmış…
Temel dinlemede:
- Eee!…
- Eee’si var mı kardeÅŸim, benim kaldığım odada televizyon yok ki!…
Temel, açıklamada bulunmuş:
- Tamam iÅŸte! Biz da o parayi televizyon almak için isteyruk zaten…

Küçük Yazsaydı

Küçük Temel, ders çalışırken babasına sordu:
- Baba, Orhan Kemal kimdur?
Babası, iç çekerek yanıtladı:
- Büyük yazar idi, öldi…
Temel, gözlerini kırpıştırarak söylendi:
- Üzüldum… KeÅŸkem biraz ufak yazaydi…

Gökdelen

Temel, New York’taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aÅŸağı doÄŸru uçmaya baÅŸlamış… 52, 51, 50, 49, 48…
Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2… Ve 1′inci kata geldiÄŸinde kafasından ÅŸimÅŸek gibi ÅŸu düşünceler geçmiÅŸ:
- SaÄŸa çok şükür Tanrum, haburaya kadar saÄŸ saÄŸlim celduk… Birinci kattan düşsen de nasil olsa piÅŸeycukler olmaz…

Çukur

Adam parkta oturmuş, temiz hava alıyor, etrafı seyrediyor. Biraz ilerde, her hallerinden Karadenizli oldukları belli olan ve kazma kürek çalışan iki kişi dikkatini çekiyor.
Öndekinin elinde kazma, çukur açıyor… Arkadakinin elinde kürek, açılan çukuru dolduruyor… Bu arada elinde kazma olanı, az ilerde yeni bir çukur açıyor, arkadaki gelip çukuru dolduruyor… Bir, üç, beÅŸ…
Adam, bu manzara karşısında bir süre kafa yormuÅŸ, ne yapıyorlar diye… Ama mümkünü yok, çıkaramamış. Meraktan da ölecek. Kalkmış, yanlarına gitmiÅŸ:
- Yahu arkadaşlar, sabahtan beri sizi seyrediyorum. Ne yaptığınızı bir türlü anlayamadım. Neden biriniz çukur açıyor, sonra diğeriniz o çukuru kapatıyor?
Temel cevap vermiÅŸ:
- Aslinda biz üç kiÅŸilik bir fidan dikme ekibiyiz. Fidanı çukura koyan arkadaÅŸ bugün izinli de…

tarafından

Salaklıgın Tarihi :D

* Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtari bulamadi… Kendisini kurtarmak için çilingir çagirmak yerine polisi arayinca basi belaya girdi… Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemis bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler…

* Gillette sirketi 1902 yilinda güvenli jilet satmaya basladiginda yüzlerce erkek satin aldi… Sonra da bu jiletlerin sakallarini kesmedigini söyleyerek onlari çöpe attilar… Gillette yetkilileri, mutsuz müsterilerin tiras olmadan önce jiletin sarildigi kagidi çikarmadiklarini fark ettiler…

* Chevrolet, yeni model arabasi için “Nova” ismini buldu ama sonra arabayi Latin Amerika ‘da satamayacaklari anlasildi. Çünkü “Nova”, Ispanyolca ‘da “gitmez” anlamina geliyordu…

* 1932 yilinda Los Angeles olimpiyatlarinda Fransiz atlet Jules Noel ‘in disk atmada kirdigi olimpiyat rekoru sayilmadi… Çünkü atisi izlemesi gereken bütün hakemler, sirikla yüksek atlama yarismasini izlemek için arkalarini dönmüslerdi…

* 1840 ‘da ABD baskanligina seçilen William Henry Harrison, çok soguk bir günde Washington ‘da açik havada düzenlenen göreve baslama töreninde sapka ve palto giymeyi reddederek yaptigi uzun konusma sonucu zatürre oldu… Yeni baskan sadece bir ay görev yaptiktan sonra öldü…

* Meksika ‘daki bir saglikli yasam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarligin sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istedigini israrla ekletmeye çalisti.

* 1971\’de toprak kaymalarini incelemek isteyen Japon bilim adamlari, büyük bir yagmur firtinasi efekti yapmak için bir
tepeyi yangin hortumlariyla adam akilli suladilar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamiyla 11 izleyici hayatini kaybetti.

* Fransiz ordusu, askerlerin mayin tarlalarinda yürüyebilmelerini saglayan patlamaya dayanikli botlar icat etti. Fakat botlar o kadar agir ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayinlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düsman askerleri tarafindan vuruluyorlardi.

* 1985 ‘de New Orleans ‘li cankurtaranlar o yil sehrin havuzlarinda kimsenin bogulmamasini kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boguldu.

* 1975 ‘de Ingiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programi izlerken erkek yarim saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi
geçirerek öldü. Esi, cenazeden sonra programin yapimcilarina bir
mektup yazarak, kocasini hayatinin son dakikalarinda bu kadar mutlu ettikleri için tesekkür etti.

* 1983 ‘de magazada hirsizlik yaparken yakalanan San Diego ‘lu bir kadin polislere eger onu birakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacagini söyledi. Polisler kadini birakmadilar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.

tarafından