


Nazım Hikmet - Kişilikler Üzerine

İki çeşit ağaç vardır. Birisi ormandaki ağaç, ötekisi açıklık kırda tek başına duran ağaç.
Kırdaki tek başına aÄŸaç ilk bakışta göze çarpar. İlk bakışta insanı hayrete düşürür. Fakat bir bakarsınız, iki bakarsınız, gözünüz gitgide alışır ona. Onun yalnızlığındaki “kahramanlık” gitgide kaybolur, gitgide mahzunlaşır. Biraz daha dikkat ederseniz tek başına kırda duran aÄŸacın bütün basit faciası gözümüzün önünden geçer. O, kirin dümdüz açıklığında komikleÅŸir. Kışın sıska kollarıyla bir başına titreyen, yazın bir avuç gölgesinin başında neyi ve neden beklediÄŸini bilmeden dikilip duran bu tek aÄŸaç zavallıdır.
Ormandaki ağaç, kırdaki ağacın büsbütün tersidir. İlk bakışta gözünüze çarpmaz. Fakat onun güzelliğini her bakışta biraz daha anlarsınız. Bütün ormanın ahenginde o ahengi tamamlayarak fakat ferdiyetinden kaybetmeyerek yaşamaktadır. Orman onu, o ormanı güzelleştirir; kuvvetleştirir. Kışın, kolları öteki kolların yanında olduğu için onda üşümenin komikliği yoktur. Yazın, gölgesi öteki gölgelerden ayrı, fakat öteki gölgelere karıştığı için bir büyük yeşil serinliğin kaynağı halindedir.
İki çeşit ağaç vardır, dedim. İki çeşidini de yazdım. İsterim ki, oğlum ormandaki ağaca benzesin.
–
“…Bir Hayat Daha Olmalı Yeniden,
Sevmeyi Öğrenmeli Büyümeden Kirlenmeden,
Haykırmalı Ne Varsa Kalan Yüreğinde,
Cana Kilit Vuran Yasakları Dinlemeden….”


İlk yorumlardan bir tanesi


Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız ..






